Şrift ölçüsü:
A+
A
A-
24 Eylül 2016

Bölge Ülkeleri ABD’den İzinsiz Su İçemezken Nasıl Siyaset Belirleyebilirler?

Berlin İmam Rıza İslam Merkezi Hocası  Şeyh Sabahattin Türkyılmaz son Cuma hutbesinde Amerika’nın dünya siyaseti üzerindeki etkisine ve şu hususlara dikkat çekti:

Dünyada özelliklede Ortadoğu‘da siyaset ve strateji belirlemek herkesin haddine değildir. Batı Asya’da; Irak, Suriye, Yemen gibi ülkelerde siyaset ve strateji belirleyen iki ülkeden biri Amerika’dır.

Dünyada birçok ülke Amerika‘nın jandarmalığını kabul etmektedir. Böylece kendi acizliklerini ve köleliklerini kabul etmiş oluyorlar.

Amerika’nın jandarmalığını kabul eden hiçbir ülke iç ve dış siyasetlerini belirlemede bağımsız değildir. Amerika siyasetine endeksli bir siyaset belirlemek zorundadır. Ülkeler kendi menfaatlerini Amerika’nın çıkarlarına ters düşmeyecek şekilde ayarlamak zorundadırlar.

Bazı ülke liderleri sözde Amerika‘ya saldırarak bağımsız olduğunu göstermeye çalışıyor. Amerika‘dan bağımsız siyaset belirleyemezsiniz.

“Dünya 5 ülkeden büyüktür“ sloganı yapmacık, görüntüsü olmayan bir sestir. Çünkü BM ve Güvenlik konseyi 5 ülkenin emrinde değildir, bir ülkenin kontrolünde ve emrindedir o da Amerika’dır.

Hem Amerika ile müttefik olup onun emrinde olacaksınız, hem de BM yapısına karşı olacaksınız, bu bir çelişkidir.

Her hâlükârda Dünyaya Amerika istikbar siyaseti hakimdir. Bu dairenin içinde olup Amerika’ya rağmen başka bir siyaset geliştirmek mümkün değildir. Büyük şeytan Amerika’nın siyaset dairesi içinde olduktan sonra ister ona dost olun, ister düşman Amerika için bir şey fark etmiyor.

Dünya bugün yeni bir siyaset doktrini ve dairesine şahit olmaktadır. Bu siyaset peygamberlerin siretine dayanan “Velayet siyasetidir”. İstikbarın karşısında dimdik duran siyasettir.

Amerika’nın büyük şeytan olduğunu dünyaya haykırabilen bir anlayıştır, dünyadaki bütün halklarını haklarını zalimlerden talep eden bir direniş eksenidir.

Bugün “Velayet siyaseti” hattı doğrultusunda hareket eden; Iraklı, Lübnanlı, Filistinli, Suriyeli, Yemenli Müslümanlar izzetli ve özgürce yaşamaktadırlar. Bütün zulüm, baskı, katliam ve işgallere rağmen istikbara boyun eğmemektedirler.

Halklar ancak “Velayet siyasetinin” sayesinde tağutların karşısında dik durup zalimlerden haklarını alabilirler.

Dünya halkları ya “Velayet siyaseti” dairesi içinde olup izzet ve özgürce yaşayacak veya Amerikan istikbar siyaset dairesi içinde bulunup Amerika’nın kendisine verdiği ile yetinecektir.

Allah dünyadaki; şirk, küfür ve zulmün temsilcisi olan istikbar ile müstazaf ve mazlumların hamisi Velayet hattına inananların beraber kardeşçe yaşamasını istememektedir. Bu Tevhid inancı ile bağdaşmaz.

Rasthaber / Berlin

1460 بازدید
در حال ارسال اطلاعات...