Şrift ölçüsü:
A+
A
A-
04 Temus 2018

Suudi Arabistan'ı Endişelendiren BM Raporu

Suudi Arabistan'ın öncülüğündeki Yemen'e saldıran koalisyon komutanı, BM Genel Sekreterinin Yemenli çocukların bu koalisyon tarafından katliam edildiğine dair raporunu reddetti.

Suudi koalisyon komutanı Turki Meliki bu bağlamda yaptığı açıklamada, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in koalisyonun Yemen savaşında çocukların katledildiğine dair raporunu reddederek, bunu yanlış olarak niteledi.

BM Genel Sekreteri Guterres, Suudi Arabistan'ın Yemen'e hava saldırıları sonucu 600'den fazla Yemenli çocuğun ölmesi ve sakat olmasına işaretle, bu ülkeyi ikinci yılında da çocuk hakları konvansiyonunu ihlal eden ülkeler listesine aldı.

BM'nin bu raporu, Suudi Arabistan'a karşı uluslararası mahkeme nezdinde aleyhinde yasal takibat için kullanılabilir. Bu durum Suudi Arabistan yetkililerini endişelendirmiştir.

Şark el-Avsat gazetesi bir süre önce, Suudi Arabistan'ın tehdit, rüşvet ve propaganda ile Yemenli çocuklar başta olmak üzere Yemen halkına karşı Suudi Arabistan'ın cinayetlerine karşı uluslararası örgütlerin artagelen itirazlarını söndürmeye çalıştığını ifşa etti.

Suudi Arabistan'ın Yemen'e saldırıları Mart 2015'te ABD ve İngiltere'nin yardımıyla eski cumhurbaşkanı Mansur Hadi'yi yeniden iktidara getirmek bahanesiyle başladı ve hala sürmektedir. Bu saldırılarında şimdiye kadar çoğu çocuk ve kadın olmak üzere binlerce Yemenli sivil hayatını kaybetmiş ve milyonlarca insan da yerinden olmuştur. Durum böyleyken, BM'nin Yemen'e yönelik yeni girişimlerinin başladığı bildiriliyor.

BM Çocuklara Yardım Fonu UNİCEF, Suudi Arabistan'ın Yemen'e karşı savaşında çocukların büyük zarar gördüklerine işaretle, bu savaşı, "çocuklara karşı bir savaş" olarak niteledi.

BM, çelişkili politikalarıyla bir yandan Al-i Suud'un çocuk ve kadınlara karşı cinayetlerini kınarken diğer yandan da, bu rejimin insanlık dışı cinayetlerine karşı ciddi tedbirlerin alınmasına engel olamıyor. 

Bu yaklaşım, Suudi Arabistan'ın küstahlıkla BM'nin Yemen ile ilgili raporlarına medyan okumasına sebebiyet vermiştir.

Bu bağlamda değinilmesi gereken önemli bir nokta ise,Suudi Arabistan'ın Yemen'de cinayetlerini tırmandırarak bariz şekilde savaş suçu işlemesidir. 

Ancak bir süre önce Batılı güçlerin desteğiyle Suudi Arabistan yeniden BM İnsan Hakları Konseyi'nin üyeliğine alındı. 

BM'nin Al-i Suud rejimine karşı ciddi tavır koymayı ihlal etmesi, pratikte, bu rejime Yemen halkına karşı cinayetlerini sürdürmesine zemin sağlamış ve dünyanın gözü önünde Yemen'de insani krizin daha da kötüleşmesine yol açmıştır.

BM Güvenlik Konseyi'nin Yemen'deki krize BM Genel Sekreteri'nin raporuna rağmen aldırış etmemesi, Suudi Arabistan'a uluslararası kurallar ve anlaşmaları görmezden gelerek Yemen'deki cinayetlerini tırmandırmak için yakılan yeşil ışıktan ibarettir.

Başarısız ve çaresiz olan Suudi Arabistan ise Yemen karşısında bir kazanım elde edemediğinden haylı öfkeli. Özellikle Yemenli güçlerin Riyad'daki Kral Halid havalimanı ve üssünü füze ile hedef almasının ardından Yemen halkına onca ekonomik baskı ve ölümcül ambargo uygulamasına rağmen Yemen ordu ve halk güçlerinin modern balistik füze üretebildiği için Suudiler'in gururu zedelenmiştir. 

Demek ki, Suudi Arabistan'ın Yemen'deki sivil hedefler ve halka düzenlediği hava saldırıları, bu rejimin yenilgi ve çaresizlik hissinden kaynaklanıyor.

Yemen'deki kendi hedeflerine ulaşmakta başarısız kalan Suudi Arabistan, bu yenilgi ve hezimetlerinin üstü örtmek için, daha korkunç cinayetlere imza atmaya devam ediyor.

 

124 بازدید
در حال ارسال اطلاعات...